Romalılar 3:24-26

24İnsanlar İsa Mesih'te olan kurtuluşla[a], Tanrı'nın lütfuyla, karşılıksız olarak aklanırlar. 25-26Tanrı Mesih'i, kanıyla günahları bağışlatan[b] ve imanla benimsenen kurban olarak sundu. Böylece adaletini gösterdi. Çünkü sabredip daha önce işlenmiş günahları cezasız bıraktı. Bunu, adil kalmak ve İsa'ya iman edeni aklamak için şimdiki zamanda kendi adaletini göstermek amacıyla yaptı.
  • Giriş
  • Video
  • Notlar

Notlar

3:24 kurtuluşla Grekçesi’nden “fidyeyle” diye de çevrilebilir; köle pazarında kullanılan, “gerekli fidyenin ödenmesiyle sağlanan özgürlük” anlamına gelen bir sözcüktür. Mesih ölümüyle insanı özgür kılacak fidyeyi ödediği için, O’na iman eden herkes mahkûmiyete yol açan suçluluktan ve günaha kölelikten kurtulur (bkz. Makale: Kurtuluş, s.1716; krş. Gal.3:13-14; Va.5:9; 1Ti.2:5-6). Tanrı’nın lütfuyla, karşılıksız olarak İnsan Tanrı’nın önünde tamamen suçludur; sevaplarla ve yaptığı iyiliklerle kendini aklayamaz, sadece İsa Mesih’e olan imanı aracılığıyla aklanabilir. İşte bu, Tanrı lütfudur. aklanırlar Pavlus burada hukuki bir terim kullanır. Günahlı insan, Tanrı’nın önünde Mesih’i Kurtarıcısı olarak kabul edip O’na iman eder etmez aklanır ve bu aklanma sayesinde yargı gününde yargılandığında mahkûmiyetten kurtulur. Tanrı, iman eden insanın hem günah suçunu siler hem de İsa’nın doğruluğunu onun doğruluğu olarak sayar (bkz. Makale: Doğruluk, s. 1656). Bu, Tanrı’nın adaletine uygun bir karardır; çünkü Mesih günahsız bir hayat sürmüş, insanın günahının fidyesini ödemekle kendisine iman edenleri kendi doğruluğuna ortak kılmıştır. Aklanma Romalılar Mektubu’nun ana konusudur (bkz. Rom.1:17 ve ilgili not).
3:25-26 kanıyla günahları bağışlatan... kurban Bu ifade, Tanrı’nın haklı öfkesini yatıştıran kurban anlamında kullanılır; Tanrı’nın gazabı yatışmadıkça hiçbir insan hak ettiği mahvolma cezasından kurtulamaz (bkz. 1Yu.2:2’ye ait not). Mesih’in günah sunusu olarak ölmesi, günahlı insanların kurtuluşu ve Tanrı’nın adaletinin yerine gelmesi için gerekliydi. Tanrı, EskiAntlaşma döneminde halkının işlediği günahların cezasını kurban edilen hayvanlara yüklerdi; ancak bu kurban düzeni geçiciydi. Bu yüzden Tanrı, Mesih’in çarmıh üzerinde ölmesiyle insanın hak ettiği bu cezayı ilk ve son kez insanın günahlılığını ortadan kaldıracak olan Mesih’e yükledi (krş. Lev.16. bölüm ve ilgili notlar; bkz. Yşa.52:13-53:12; Gal.3:13-14; Ef.5:2; 1Pe.1:18-19; 1Pe.3:18; Yu.1:29; İbr.9:11-10:18).
3:21-4:25 Pavlus hiç kimsenin Tanrı katında doğru olmadığını vurguladıktan sonra (Rom.1:18-3:20), Tanrı’nın insanlığa sunduğu doğruluktan söz eder (bkz. Makale: Doğruluk, s. 1656).

Videolar

Romalılar Girişi

Genel Bakış: Elçi Pavlus bu mektubu Yeruşalim'e yaptığı bir yolculuk sırasında yazmıştır. Toplanan bağışları oradaki yoksul inanlılara iletmekle görevlendirilmişti (15:25-27). Bu da İ.S. 57-59 yılları arasında, Müjde'yi yaymak için çıktığı üçüncü yolculuğun sonlarında olabilir. Büyük olasılıkla Korint'ten yazmaktadır (Elç.20:1-3). Bundan sonra Yeruşalim'e, Yeruşalim'den de İspanya'ya gitmeyi, yol üzerinde de Roma'ya uğramayı tasarlar (1:9-15; 15:22-32). Daha önce Roma'da Müjde'yi yaymış değildi, ama oradaki inanlıların birçoğunu tanıyordu (16:3-16). Yaydığı Müjde'yi, Tanrı'nın kendisini duyurmaya çağırdığı bildiriyi1 bu mektupta açıklamaktadır. 1:16-17 ayetlerinde şöyle diyor: Müjde'den utanmıyorum. Müjde iman eden herkesin... kurtuluşu için Tanrı gücüdür. Tanrı'nın insanı akladığı, Müjde'de açıklanır. Aklanma yalnız imanla olur. Yazılmış olduğu gibi, `İmanla aklanan yaşayacaktır.'»

Mektubun İçeriği: Mektubun ilk önemli konusu, Tanrı'nın gazabına ve yargısına yol açan insan günahıdır2. Pavlus bunu belirttikten sonra insanın bu kötü durumu için Tanrı'nın sunduğu çareyi açıklıyor. Tanrı insanları, İsa Mesih'e iman ettikleri için aklar, Musa'nın Yasası'na uydukları için değil3. Kutsal Yasa'nın gereklerini hiç kimse tümüyle yerine getiremez. Zaten Kutsal Yasa'nın amacı da başkadır. Yasa günahı tanımlar ve ciddiyetini vurgular. Dahası, Pavlus 6:1-23 ayetlerinde, Mesih'e ait olanların yalnız geçmişlerinden ötürü bağışlanmakla kalmadıklarını, günahtan da özgür kılındıklarını açıklar. Pavlus'un dediği gibi, «Günah size egemen olmayacaktır» (6:14). İnananlar Kutsal Ruh'un yönetiminde yaşadıkça Tanrı'nın istediği gibi yaşamış olacaklardır (8:1-14). Gerçekte Tanrı'nın amacı bunun da ötesine geçiyor (8:14-39): «Tanrı önceden bildiği kişileri Oğlu'nun benzerliğine dönüştürmek üzere önceden belirledi. Öyle ki, Oğul birçok kardeş arasında ilk doğan olsun» (8:29).

Yahudi kökenli olan inanlılar topluluğu her ulustan geleni kabul etmeye başladığı bir sırada Pavlus Tanrı'nın Yahudiler'e ilişkin amacını irdelemeye başlar4. Öyle anlaşılıyor ki, Roma'daki kilise hem Yahudi5 hem de öteki uluslardan6 gelen üyelerden oluşuyordu. Et yiyip yememek, belirli günleri kutlayıp kutlamamak (14:1-6) konusundaki tartışmalar da buna bir ipucu sayılabilir. Pavlus, Müjde'yi öteki uluslara duyurmaya çağrılmıştı, ama kendi halkı için de büyük kaygıları vardı7. Bir başka kaygısı daha vardı, bu da öteki uluslardan olan inanlıların Yahudiler'e neler borçlu olduklarını bilmelerini istemesiydi8.

Pavlus mektubun son bölümlerinde (12:1-15:13) uygulamaya ilişkin öğütleri peş peşe sıralıyor.

Ana Hatlar:

1:1-17 Giriş ve ana konu
1:18-3:20 İnsanın günahı
3:21-5:21 Tanrı, Mesih'e iman edenleri aklar
6:1-8:39 Artık günah size egemen olmayacaktır: Ruh'a bağlı yeni yaşam
9:1-11:36 Tanrı'nın İsrail için tasarladıkları
12:1-15:13 Yaşayan kurbanlar: Doğru davranmaya ilişkin öğütler
15:14-16:27 Pavlus'un tasarladığı ziyaret ve son selamlar

Kaynak Ayetler: Bkz. s. 25

  • Ayetler
  • Notlar
  • Video
  • Giriş